14 Şubat 2019 Perşembe

neredesin sevgilim :/

sevgililer gününüz kutlu olsun ey ahali.

geçen gün a star is born filmini izledik ailecek. filmdeki bazı şarkıları ard arda dinler oldum, özellikle şu üçünü; "always remember us this way", "shallow" ve "I'll never love again"

bir süredir sessizliğim üstümde. paylaşacak da pek bir şey yok... derslerim güzel geçiyor, geçen gün sınav olduk :)) tamamen sürprizdi. sınıf ortalamasına göre iyi bir not aldım ama eksik yazmışım biraz cevapları, daha detaylı olması lazımdı.

günüm artık twitter'da astroloji hakkında okuyup yazarak geçiyor. bu sayede ilgilenen diğer insanlarla konuşacak, gülecek şeyler bulabiliyorum. kimisiyle hatta benzeşen yönlerimiz var... kimi fikir almak için mesaj atıyor bazen. mesela benden küçükler genelde sevgilisinden filan bahsediyor, hatta fotoğraf bile attı bir tanesi yorum yapmam için :) hoşuma gidiyor bana danışmaları sanırım


2 Şubat 2019 Cumartesi

MİM var, koşuuuuunn!

Deeptone'cum beni mimlemiş ve ben ilk defa bir mim yapıyorum heyyyoooo!! :) çok teşekkür ederim.


Hangisini tercih edersin? Uçabilme yeteneğinin olmasını mı yoksa su altında da nefes alabilmeyi mi? Neden?

Su altında nefes alabilsem efsane olurdu (denizi çok seviyorum) ama uçmak daha çok işime yarar. O yüzden ben uçmayı seçiyorum :) Vizesiz uçabiliyoruz, di mi?

Hangisini tercih edersin? Sonsuza dek etrafının kitaplarla çevrili olmasını mı yoksa evcil hayvanlarla mı? Neden?

Böyle koooocaamaaaaaaan bahçeli, havuzlu bir evim olsun. Kedim, köpeğim, tavşancıklarım olsun. İnsan huzur dolmaz mı yaaa... Özel bir ilişki olduğuna inanıyorum ben.

Hangisini tercih edersin? Büyük ellere sahip olmayı mı yoksa büyük ayaklar mı? Neden?
Ayyyy, kendiminkileri asla değiştirmek istemezken bu soru biraz zor geldi :)) Ama büyük ellerim olsa sanırım çok dikkat çeker. O yüzden ayak diyeyim.

Hangisini tercih edersin? Geriye kalan hayatının tamamında çay içmeyi mi yoksa kahve içmeyi mi? Neden?

Kahveeee!! Sonuna kadar kahve... Çaysız yapabilirim çünkü hihi.

Hangisini tercih edersin? Pilav üstü kuru mu yoksa köfte patates mi? Neden?

Köfte patates forever! Köfteyi benim kadar seven var mı bilmiyorum ama köfte delisiyim. Öneri olarak köfteci yazabilirsiniz bana :))) Hatta daha dün gidebilseydim bi tanesini kafaya koymuştum. Filibe Köftecisi, belki duymuşsunuzdur...

Hangisini tercih edersin? Sınırsız döner mi yoksa sınırsız kokoreç mi? Neden?

Hmmmm... Her yerin dönerini sevmem ve bu nedenle de esas yerinde yemiyorsam döner sipariş etmem. Köfte söylerim :))) Ayrıca kokoreç konusuna gelirsek, kokoreç severim ama kokoreçsiz de dönersiz de yaşayabilirim. Evet, bugün bunu anladım sdjhsfjfs ama 1 soruyu pas geçme hakkım varsa bunda kullanmayayım. O yüzden kokoreç diyorum. Hayırlı, uğurlu olsun.

Hangisini tercih edersin? Ölüm saatini bilmeyi mi yoksa nasıl öleceğini bilmeyi mi? (Ölüm tarihini ve ölüm şeklini değiştiremiyorsun.) Neden?

Bu konuda hiçbir şey bilmesek daha iyi, neden sağlığımızı durduk yere bozalım :))) O yüzden passsssss!!

Hangisini tercih edersin? 500 yıl gelecekte yaşamayı mı yoksa 500 yıl geçmişte yaşamayı mı? Neden?

Ama 500 yıl geçmiş için kaynaklar var, 500 yıl ilersi için de görmeliyiz ki karar verelim :) Geleceği daha çok merak ediyorum ben.

Hangisini tercih edersin? Her yıl yenilenen tek seferlik uluslararası bir uçuş bileti mi yoksa yurt içinde geçerli sınırsız uçak bileti mi? Neden?

Farklı kültürler, tatlar, bitkiler, manzaralar, insanlar... Bize en uzak yerlerde hayat nasıl, insanlar neyle vakit geçiriyor, neye inanıyor ve onların hayat görüşü hakkında bilgi sahibi olmak isterim. Bence dünya çok ilginç bir yer.

Hangisini tercih edersin? daha çok dinlemeyi mi daha çok konuşmayı mı? Neden?

Hmmm, aslında moduma bağlı bu. Konuşçak halim yoksa dinlerim, anlatacak çok şeyim varsa konuşurum.

*Bu yazımı okuyan, gören herkesi mimliyorum :))) 5, 9 veya 14 kişi... Yapanlar bana mutlaka haber versin!!

Veeee bu mim burada biter. Ben çok keyif aldım.

24 Ocak 2019 Perşembe

konfor alanım = yeşil kanepe

felaket şekilde bacaklarım ağrıyor. 3 gün evdeki kanepeye yapışık yaşadıktan sonra salı günü hem ders, hem gezme canıma okudu tabii. 2 gündür yürürken acı çekiyorum. ne hallere düştüm be blog.

twitter'da yeni bir hesap açmıştım, artık orada daha aktifim. genel olarak astroloji ile ilgili bilgiler, yorumlar, eğlenceli içerikler paylaşacağım. ilgilenenler varsa beklerim her daim ;) açıkçası en büyük uğraşım astroloji şu an. gezesim tozasım pek yok. müzik, dizi, film, blog derken vakit geçiyor. alışveriş için bile çıkmak işime gelmiyor.. hayret?!!

bu aralar ne kadar dramatik, iç karartan şarkı varsa dinledim sanırım. şu an ruhum bunu istiyor demek ki... ne gibi mesela derseniz;

https://youtu.be/1qe0oggdynw

dinleyemezseniz sorun değil, neşeli bişeyler de paylaşırım ben sonra :))
şimdilik böyle durumlar... jüpi'nin selamı varmış hepinize <3


14 Ocak 2019 Pazartesi

hep bu havalar yüzünden

son 2-3 gündür biraz tükenmiş, biraz keyifsiz hissediyordum. sanki dalgalar beni hep aynı yerde sürüklüyormuş ve ben akıntıdan kendimi çıkaramıyormuşum gibi... tam olarak bu his, bilirsiniz değil mi bu hissi? çok ama çok yorucu...

hava da kasvetliydi. gri gökyüzüne bakan drama queen'e dönüşebilir yani, hiç zor değil. ben de bir yaz çocuğu olarak aydınlık günleri seviyorum çünkü soğuk havada dışarı çıkmak işkence gibi.

kış havası böyle ne bileyim... uzan, filmini izle, battaniyene sarın, sıcak bir çorba iç, evinde takıl diyor. tamam, evi sevdiğim bir gerçek ama sürekliliğe dönünce miskin bir celibon oluyorum. zaten pek sosyal değilim :/

astroloji olmasa hayatımdaki boşluğu sanırım doldurmakta zorlanırdım. (film, dizi nereye kadar...) her gün araştırıyorum, okuyorum, harita bakıyorum ve kendimi daha aç hissediyorum :)) yine okuyorum, yazıyorum, paylaşıyorum... benim için çok değerli. o yüzden şükrediyorum bunu fark edip hayatıma dahil edebilmeme. şu an bile yazarken yüzüm gülümsüyor. beni iyileştiriyor, biliyorum. 

bu arada dizi demişken, true detective'in 2. sezonuna başladım sonunda. ilk olarak onu bitiririm yeni bir diziye başlamadan. polisiye gizem seviyorum, üstelik rachel mcadams'cığım da var. izlemem mi?

film önerim ise 2 tane! sinemaya gitmeyi düşünenler şampiyon'u bence kaçırmasın. "ama ben de miskinim celibon, hiç halim yok" diyenler için de farklı bir filmden bahsedeyim... 

nightcrawler : efendim bu filmde jake gyllenhaal oynuyor. soyadını yazmak saatlerimi aldı cidden ama adam için değer kjdfkjh filmin türü suç ve gerilim. bizim jake işsiz, yalnız ve bir yol arayışında. öyle hırslı ki, yapamayacağı şey yok... ve ilginç bir tesadüf sonucunda gece muhabirliği yapmaya heves ediyor. işte aksiyon, işte gözü dönmüş bir jake!

imdb puanı: 7,9. hiç de fena değil :)

29 Aralık 2018 Cumartesi

o la laaa!

yıllar yıllar sonra evimizde yeniden kurşun dökme etkinliği gerçekleşti :)) tarot da açtı kadın, kahve falıma da baktı. kadında her şey varmış, toplu paket yapalım dedik hjfghf  diyor ki "2 hafta sonra yine döktürmeniz lazım" hahahah biz o kadar delirmedik hanımmmm .....

yarın kıbrıs'a yolculuk var, bu da benim 2019 öncesi son postumdur. yılbaşını nerede ve nasıl kutlamaya karar verdiyseniz; bol bol eğlenin, gülün, için, tombala filan oynayın sevdiklerinizle. en güzeli aslında evde ve kalabalık yapılan kutlamalar <3

bugün şöyle bir kar küresi trenine rastladım, harbiden çok güzel. kar küresi koleksiyonuma pek de yakışırdı ama belki hediye arayışındakiler için iyi bir öneri olur dedim... ve blogcuğuma ekledim.

herkese mutluuu bir 2019 diliyorum şimdiden!!! haydiii çuff çufffff.


17 Aralık 2018 Pazartesi

affetmek

unutmadığım olaylar yüzünden bazı kişilere karşı kızgınlığımı yenemediğimi, o kişi ve olaylarla aslında hiç barışmadığımı fark ettim. kimi çocuklukta, kimi ergenlikte, kimi eski ilişkim veya işimde başıma gelmiş ama hala daha bir olay içinde veya bir konudan bahsederken aklıma ansızın düşecek kadar da sinsi...

keşke bu izlere sebep olmasalardı ama ondan daha önemlisi, keşke ben bu izleri bu kadar sahiplenmeseydim. neticede çoğu (belki de hepsi) düşünülmüş, planlanmış bir şekilde gelişen olaylar değildi.

bu yüzden ;

- o gün yediğim terliği,
- bir akrabamın beni küçük gören tavrını,
- eski iş arkadaşımın sayesinde kabus gibi geçen ayları,
- sorumlumun ukala hareketlerini,
- incitmek için sarf edilmiş nefret sözlerini,
- sevdiğim kişinin beni ne şekilde terk ettiğini...

(ve daha uzar gider)

tamamen geçmişte bırakmak istiyorum. hepsi yaşandı ve bitti.

bunların hepsi aslında geçti, eskide kaldı. kimse kimseyi tabii ki sevmek zorunda değil ama bizi mutsuz eden bir duyguyla da yaşamamalıyız.

zaman çok değerli...

11 Aralık 2018 Salı

aradığınız başlık bulunamadı

bu hafta dersim iptal. öyle hevesle öğreniyorum ki, beni gerçekten mutlu ediyor astroloji... "aferin be celibon, iyi yaptın" diyorum arada kendime! :) işsizlik dönemimi değerlendirmeliydim sonuçta. hatta çalışırken bile hafta içi veya hafta sonu boş vaktini kişisel gelişimi için değerlendiren pek çok insan var. açıkçası takdir ediyorum; çünkü ben kanepesinden kalkmayan, miskin bir ev kedisi gibiyim. evde olma, tembellik etme ihtiyacım var gibi hissediyorum...

bu hafta çok yakın bir arkadaşımın doğum gününü kutlayacağız benim de bu sene kutladığım yerde. hediyesini hiç beklemeden verdim, böyle durumlarda bekleyemiyorum bazen :)) güzel bir etek almıştım.

* * *

yeni izlediğim filmler var, şöyle bir bahsedeyim:

- the butler (2013)

başrolde forest whitaker'ı görüyoruz. 8 amerikan başkanına hizmet etmiş bir aile babasını canlandırıyor. ırkçı saldırıların, siyah ve beyazlar arasındaki gerilimin korkunç boyutlara ulaştığı dönemlerde beyaz saray'da işini son derece düzgün yapan, sevilen, güvenilir bir adam...
filmin imdb puanı 7,2. ben de 7 puan verdim. biyografi ve dram türü ilginizi çekiyorsa bu film hoşunuza gidebilir ;)

- love, rosie (2014)

5 yaşından beri birbirinin en iyi dostu olan fakat zaman içinde aralarında büyük bir çekim oluşmasına rağmen bunu bir türlü sevgililiğe dönüştürememiş ikiliyi izliyoruz. kız çok şeker, çocuk da "me before you"da oynayan yakışıklı! tatlı bir romantik komedi ama sıradan değil bana kalırsa. beni hiç sıkmadı, puanım da 7. imdb puanı 7,2.

- demain tout commence (2016)

bir anne bebeğini ateşli bir gece geçirdiği adamın kollarına bırakıp öylece gidiyor hiçbir şey demeden... genç, enerjik, bekar bir adam olan samuel çılgın ve sorumsuz davranışlarına bir son verip çocuğuna iyi bir örnek olmayı isteyen, fedakar, sevgi dolu bir baba olmayı öğreniyor. baba ve kızın biraz eğlenceli, biraz duygusal hikayesini anlatan bir film bu. ben sevdim, hatta adama bayıldım!! :)
imdb puanı 7,4. benden de helalinden bir 7 gelsin hehe

böyle işte sevgili blog! babamın horlamasını şu an salondan duyabiliyorum... dfhjgf